SOKÜM’e Sürdürülebilir Kalkınma Sürecinden Bakış

  Kalkınmanın tek başına ekonomik olarak değerlendirildiği 1960 ve 1970’lerde, ekonomik büyüme kalkınmanın temel göstergesi sayılıyordu. Blake’in de ifade ettiği gibi yalnızca ekonomik kalkınmayı hedefleyen politikalar gayri safi yurtiçi hasılayı başarının temel göstergesi olarak kabul ediyor; bu perspektifte kültür özellikle de “geleneksel kültür” kalkınmada engel olarak görülüyordu (Blake, 2009). Ekonomik kalkınma üzerine kurulu politikaların etkisiyle oluşan yeni alışkanlıklar yeni toplumsal tepkileri beraberinde getiriyor, böylece kültürü de dönüştürüyor; ekonomik bakış açısının kültürü kalkınmaya engel olarak görmesi yerel kültürlerin zarar görmesine hatta yok olmasına neden oluyordu.
   Buna tepki 1970’li yıllarda özellikle Afrika ve Latin Amerika’da oluşmuş, sonuç olarak yerel ve etnik kültürlere değer veren “yerli kalkınma” kavramını ortaya çıkarmıştır (Arizpe, 2007) (Blake, 2009). Latin Amerika ve Afrika’da oluşan yaklaşımın da katkısıyla, 1970 yılında düzenlenen Venedik Kültür Politikalarının Kurumsal, İdari ve Mali Boyutları Hükûmetlerarası Konferansı gelişmekte olan ülkelere uluslararası yardımların “ruhani ve maddi kültürel mirasın korunması” için kültürün teşvik edilmesini de kapsayacak şekilde genişletilmesini önermiştir. Konferans yerel kültürlerin korunmasına duyulan ihtiyaca dikkat çeken
konferans genel raporunda bu ihtiyacı şöyle dile getirmiştir:
   Özellikle yerel topluluklar, ekonomik olarak zayıf bölgeler ve küçük ülkelerdeki kültürel kalkınmanın başarı şansı olmadığı endişesi yaygındır. Bu kültürlerin hepsinin güçlü ve zengin ülkelerin ticarileşen kitle kültürü tarafından aşınması muhtemeldir. Bu engellenmeden devam ederse, sonuç genel bir kültürel fakirleşme ve monotonlaşma olacaktır (UNESCO, 1970).
    Konferans genel raporunda bu durumun kültürlerin izolasyonuna neden olmaması gerektiğini, aktif uluslararası işbirliği ve uzlaşıyla belirlenen kültürleri zenginleştirici politikalar yardımıyla sorunun çözülebileceğini belirtmiştir. Bu yaklaşım SOKÜM’ün uluslararası işbirliği üzerinden korunması fikrinin ilk adımı kabul edilebilir. Yaklaşım akla somut olmayan miras listelerini de getirmektedir.
1972’de gerçekleşen Avrupa’da Kültür Politikaları Hükûmetlerarası Konferansı (EUROCULT) “insan deneyimi, gelenekleri, üretimlerinin yanı sıra fikirlerin ve değerlerin aktarılmasının bir aracı olan kültürün tanımının yeniden yapılması gerektiğini” kabul etmiştir (UNESCO, 1972).
1975’te gerçekleşen Afrika’da Kültür Politikaları Hükûmetlerarası Konferansı (AFRICACULT) “her kültürün eşitliğine ve itibarına” vurgu yapmıştır (UNESCO, 1975).
1982 Dünya Kültür Politikaları Konferansı kültürel miras tanımına somut ve somut olmayan mirası kapsayan bir çerçeveden bakmış, kültürü insanların hayat tarzları, gelenekler gibi sosyal hayatı düzenleyen kuralları kültür çerçevesi içinde görmüştür. Buna ilişkin olarak Konferansın genel raporunda şunlar kaydedilmiştir:
   Venedik’ten bu yana kültürel miras kavramı önemli ölçüde gelişmiştir. Bugün kültürün gündelik hayatta ifade edilen bütün değerlerini kapsamaktadır. Yaşam tarzlarımızı sürdürmemizi sağlayan faaliyetlere ve değerlerin aktarıldığı ifadelere ilgi büyümektedir.
Şimdilerde önem “somut olmayan” mirasın korunmasına verilmektedir. Somut olmayan miras geçtiğimiz on yılın en yapıcı gelişmesi olarak değerlendirilebilir.
...
  Çok sayıda delege ... aynı zamanda somut olmayan mirasın özellikle de sözlü geleneklerin çalışılması ve korunması için de bir program geliştirmesi gerektiği görüşündedir.
...
  Bazı delegeler ... binaların mirasının kültür politikaları çalışılırken veya kültür bütçeleri oluşturulurken ana dikkat konusu olmaması gerektiğine işaret ederek somut ve somut olmayan miras arasında ayrım yapılması gerektiğini vurgulamışlardır.
...
   Somut olmayan mirasa ilişkin olarak, bazı delegeler ülkelerinde halk sanatları, folklor ve diğer yerli kültürel üretimleri korumak için harcanan çabalardan bahsetmiş; folklor, el sanatları, geleneksel teknikler ve ticaret, sahne sanatları formları, halk gelenekleri ve festivaller, tarihî sporlar ve benzeri üretimlerin daha iyi korunmasına duyulan ihtiyacın altını çizmişlerdir (UNESCO, 1982).
Konferansın tavsiyeleri arasında kültürel miras başlığı altında yer alan dört tavsiyeden ilki “insanların kültürel mirasının ... hem somut hem somut olmayan çalışmaları içerdiğini” ifade etmiş, böylece kültürel miras tanımına somut olmayan mirası dâhil etmiştir (UNESCO, 1982).

  1996’da yayınlanan Yaratıcı Çeşitliliğimiz Raporu “Kalkınma İçin Kültürel Miras” bölümüne Amadou Hampate Ba’nın “Afrika’da bir adam öldüğünde, bir kütüphane
kaybolur” sözüyle başlamıştır. Bu bölümde şu ifadelere yer verilmiştir:
   Kalkınma miras koruma için yeni güçlükler sunmaktadır. ... Kavramların yeniden değerlendirilmesine, mirasımızı tanımlayacak ve yorumlayacak daha iyi yöntemlere ihtiyaç vardır. Yaratıcılarına yön veren değerlerin ve esin kaynaklarının anlaşılması şarttır; bunlar olmadan obje bağlamından koparılmış olur ve ona uygun anlamı verilemez. Somut olan ancak somut olmayan üzerinden yorumlanabilir (World Commission on Environment and Development, 1987).
   Raporda ayrıca, somut olmayan mirasın belirdiği alanlardan doğa ve evrenle ilgili uygulamalara da yer verilmiştir. Rapor “uzun süre kalkınmaya engel olduğu düşünülen” yerel ekolojik bilginin ve geleneksel yönetim uygulamalarının kabul görmeye başladığını not etmiş, bu uygulamaların aynı zamanda doğanın nasıl algılandığını anlatmasının önemli olduğunu çünkü bu bilginin sürdürülebilir kalkınmanın çevresel boyutuyla ilişkili olduğunu bu nedenle kültürel çeşitliliğe duyarlı yaklaşımlara ihtiyaç olduğunu anlatmıştır.
Bunun yanında, geleneksel inançların teknolojik gelişmelere engel olduğu örnekler de olduğunu belirtmiştir61 (World Commission on Environment and Development, 1987). 1998 Stockholm Kalkınma için Kültür Politikaları Hükûmetlerarası Konferansı nihai raporunda taraf devletlere beş siyasa hedefi önermiştir. Bunlardan biri kültürel mirasın korunması ve geliştirilmesine ilişkindir. Öneri mirasın geleneksel tanımının yenilenmesi gerektiğini ifade etmiş ve şunları söylemiştir:
  Raporun ilgili kısmı şöyledir: 
“Uzun zamandır kalkınmaya engel olarak görülen yerel ekolojik bilgi ve geleneksel yönetim uygulamaları ile ilgili ilk önemli dönüşüm yaşanmaktadır. Yerel ekolojik bilgi ve geleneksel yönetim uygulamalarının sunduğu çözümler nesiller süren deneme ve gözleme dayalı olduğu gibi, yerel değer ve anlam sistemlerinin içine yerleşmiştir. Şimdi zorluk bu kabulü ulusal düzeyde uygulanabilir projelere dönüştürmek; çevre ve kalkınma ilişkisinin kültürel boyutunu güçlendirecek şekilde politika ve araçları değiştirmektir.
   Ancak bu dönüşüm evrensel değildir. Modern bilimin uzun zamandır uygulanan gelenekler ve inançlarla çatışabildiği bölgeler vardır. Sorun bu çatışmaları idare etmektir... sürdürülebilirlik kavramı doğanın nasıl algılandığı ve toplumun doğayla ilişkisini koşullayan kültürel değerlerin ne olduğu sorusunu doğurmaktadır.
Ekolojik sürdürülebilirliğe karşı tavırların çeşitli olması kültür, doğa ve kalkınma meselelerine kültürel olarak çeşitlendirilmiş yaklaşımlara duyulan ihtiyacı yansıtmaktadır…” (World Commission on Environment and Development)

   Miras tanımı bugün doğal ve kültürel, somut ve somut olmayan, yeni yaratılmış ve (önceki kuşaklardan)62 devralınmış63 unsurların tamamı olarak anlaşılmalıdır. Bu unsurlar yoluyla sosyal gruplar kimliklerini tanır ve bunları zenginleştirerek gelecek kuşaklara aktarmaya kendilerini adarlar (UNESCO, 1998).
Son olarak, BM Kültürel Kalkınma On Yılı içerisinde UNESCO somut olmayan mirasla ilgili iki çıkarımı resmî olarak not etmiştir: kültürel mirasın insanların yaşayan kültürü olarak topluluklar için işlevine vurgu yapmaya ihtiyaç vardır; koruma çok boyutlu kalkınmanın en önemli değerleri arasında görülmelidir (Aikawa, 2004) (UNESCO, 1990).
   Yukarıda SOKÜM’le ilgili yanları aktarılan süreçler esasında UNESCO’nun kültür ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisine bakışını anlatan süreçlerdir. Bu süreçler sürdürülebilir kalkınmada kültürel bakışı ortaya çıkarmalarıyla bilinmektedir. Diğer yandan, sonuç metinlerinden yola çıkarak somut olmayan miras fikrinin nasıl ortaya çıktığı ve geliştiği hakkında fikir edinmek de mümkündür. Buradan yola çıkarak sürdürülebilir kalkınma ve somut olmayan miras arasındaki ilişkiyi örneklemek mümkündür. Benzer şekilde, gerek UNESCO’nun kültür sektörü altında yapılan çalışmaların, gerek sürdürülebilir kalkınma ile ilgili olanların birbiriyle yakın ilişkide olduğu ve bütüncül bir bakış açısının çok açıdan faydalı olacağı da söylenebilir.
Sürdürülebilir kalkınma ve SOKÜM’le ilgili son olarak güncel gelişmeleri incelemek gerekir. Aşağıda bu süreçler hakkında bilgi verilecektir.

Sözleşmenin On Yılında SOKÜM ve Sürdürülebilir Kalkınma İlişkisi 

   Konu Alan Faaliyetler Sürdürülebilir kalkınma ve sürdürülebilirlik kavramları 2010 yılında Sözleşmenin Genel Kurulu Sözleşme’nin Uygulama Yönergesini kabul ettiğinde eklenmiştir. Uygulama Yönergesinde sürdürülebilir kalkınmanın yer bulduğu ilk düzenleme İkinci Bölüm’de Somut Olmayan Kültürel Miras Fonuna ilişkin 73. paragrafta yer almıştır. “faaliyetleri sürdürülebilir kalkınmanın gereklerine uygun olmayan kuruluşlardan destek kabul edilmeyeceği” ifade edilmiştir.
Daha sonra 2012 yılında Uygulama Yönergesinde yapılan değişiklikle SOKÜM hakkında farkındalık yaratmayı konu alan 4. Bölüm Yönergeye dâhil edilmiş,
sürdürülebilir kalkınmayla ilgili yeni düzenlemeler bu başlık altında benimsenmiştir. 4. Bölümün 112. Paragrafı “sürdürülebilir kalkınmanın destekleyicisi olarak SOKÜM’ün çeşitliliği hakkında medya organlarının farkındalık yaratmak üzere teşvik edilmesi gerektiği”ni belirtmiştir. 4. Bölümde yer alan 102. ve 111. paragraflar da dolaylı olarak sürdürülebilir kalkınmayla ilişkili görülebilir. Anılan iki paragraf sürdürülebilir olmayan turizm nedeniyle ilgili somut olmayan mirasın tehlikeye atılmasına engel olmak için farkındalık yaratılması gerektiğine ve SOKÜM’ün anlam ve amacına zarar gelmemesi için ticari kötüye kullanma, turizmin sürdürülebilir olmayan yönetimi ve ticari kullanımlara dikkat edilmesi gerektiğine yer vermiştir.
   2012 yılında sekizincisi düzenlenen Sofya’da Güney Doğu Avrupa Ülkeleri Kültür Bakanları Konferansı “SOKÜM ve sürdürülebilir kalkınma” başlığıyla düzenlenmiş ve konferans sonunda kabul ettiği bildirgesinde bu defa genel olarak kültürün etkisine vurgu yapmıştır (Birleşmiş Milletler, 2013, s. 8).
2012 yılında Karadağ’da Dünya Miras Sözleşmesi’nin 40. Yıldönümü vesilesiyle gerçekleşen toplantı başka bir kültür sözleşmesi için düzenlenmiş ancak SOKÜM’e vurgu yapmış olması açısından dikkat çekicidir. Toplantı raporu “topluluk katılımı ve miras yönetimi” başlığı altında, “somut olmayan değerlerle genişleyen miras tanımını” not ederek “topluluk kalkınması için ortak vizyon ihtiyacı” başlığı altında “yönetim planlarında topluluk katılımına yer olup olmadığını” tartışmış, bazı alanların SOKÜM değeri kavramını geliştirdiğine yer vermiştir64 (UNESCO, 2012, s. 5-6). 
    2013 yılında düzenlenen ve UNESCO’nun son yıllarda sürdürülebilir kalkınma ve SOKÜM çalışmaları açısından önemli görülen Chengdu Konferansında uluslararası topluma SOKÜM’ün sürdürülebilir kalkınmanın garantisi olduğunu ifade eden SOKÜM’ün değerini geliştiren alanlara örnek olarak Mostar Köprüsü gösterilmiştir.
    Chengdu Konferansı 14-16 Haziran 2013 tarihleri arasında düzenlenmiştir. Tam adı “Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi Onuncu Yıldönümü Kutlamaları Vesilesiyle Somut Olmayan  Kültürel Miras Chengdu Uluslararası Konferansı”dır (). Ayrıntılı bilgi için bakınız: 
http://www.unesco.org/culture/ich/en/news/Taking-stock-in-Chengdu-of-the-Intangible-Cultural-Heritage- Convention%E2%80%99s-first-decade-00017 (UNESCO, 2015)

    Sözleşmenin temel önermesini hatırlatmış, bu yönde çabaların sürdürülmesi çağrısını yapmıştır (UNESCO, s. 2). Konferansın sonuç belgesi olarak kabul edilen Chengdu Tavsiyeleri66 SOKÜM ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi için şunları söylemektedir: Dünya 2015 sonrası gündemi şekillendirirken insan yaşamının sayısız alanında somut olmayan kültürel mirasın önemi tanınmalıdır ...
    Kültürler insanlığın kalkınma ihtiyaçlarına adapte olmakta ve cevap vermektedirler. İnsan odaklı toplumlarda, kültürel miras mutlaka saygı görür. Somut olmayan kültürel mirası insan duygularının bütün ifadelerini içerir, insanoğlunun sıra dışı yaratıcılığını canlı biçimde yansıtır ve kültürel çeşitliliği somut olarak barındırır. İnsanlar arası ilişkiler kurmak, kültürel değiş tokuşları ve karşılıklı anlayışı teşvik etmek için kaçınılmazdır. Somut olmayan kültürel miras bu nedenle insanlığın sürdürülebilir kalkınmasının temelidir (UNESCO).
    2013 yılında düzenlenen Hangzhou Konferansı ve Hangzhou Bildirgesi kültür ve sürdürülebilir kalkınma ve 2015 sonrası gündem için yapılan temel konferanslar arasındadır. Hangzhou Konferansı kültüre toplu bir bakışla düzenlenmiş, diğer yandan özel olarak SOKÜM ilişkisiyle ilgili ifadelere de yer vermiştir. Bildirge, “SOKÜM uygulamalarının çeşitliliğini ivmelendirmek” yoluyla şehirlerde ve kamusal alanlarda sosyal dokunun korunması, ekonomik dönüşlerin ve rekabet gücünün geliştirilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve ekonomik gelişme için mirasın sürdürülebilir korunması ve teşvik edilmesi gerektiğine yer vermiş, somut ve somut olmayan mirasın korunması için kaynak oluşturmanın önemine dikkat çekmiştir (UNESCO, 2013, s. 4-5).
2014 yılında “Kültür, Yaratıcılık ve Sürdürülebilir Kalkınma. Araştırma, Inovasyon ve Fırsatlar”67 başlığıyla gerçekleştirilen 3. UNESCO Kültür ve Kültürel Endüstriler Dünya Forumu68, Sonuç Bildirgesinde somut olmayan mirasa gıda güvenliği, şehirleşme  ve yarattığı “parasal ve parasal olmayan” katma değer açısından yer vermiştir. Sonuç Bildirgesi’nin “kentsel ve kırsal alanlar sürdürülebilir kalkınmanın canlı laboratuvarlarıdır” başlıklı üçüncü tavsiyesinde somut olmayan mirasın korunmasının daha kaliteli ve 66 Konferans aynı zamanda A/69/216 sayılı BM Kararında da yer bulmuştur. Ayrıntılı bilgi için bakınız:
(A/69/216, 2014, s. 12)

     SOKÜM ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi hakkında fikir veren bir etkinlik, 2013 yılında Türkiye69 ve Monako’nun sağladığı maddi destekle hazırlanan “Sürdürülebilir kalkınma için somut olmayan miras: sanal sergi” başlıklı sergi projesidir. Sürdürülebilir kalkınmaya SOKÜM’ün etki ve katkısını yansıtan en iyi uygulama örneklerini anlatan proje aynı yıl gerçekleşen UNESCO Genel Konferansı ve Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Sözleşmesi 10. Yılı vesilesiyle Paris’te ve Sözleşmenin Hükûmetlerarası Komitesi sırasında Bakü’de de sergilenmiştir. Sergiye ilişkin yapılan açıklamada “somut kültür ve kalkınma arasındaki bağlantı hakkında farkındalık somut  olmayan kültürel mirasın kritik önemine vurgu yapmaktadır” denmekte ve somut olmayan kültürel miras “topluluklara anlam sağlayan, dünyayı ve bizim onu nasıl şekillendirdiğimizi açıklayan kültürel ifadeler, uygulamalar, ve bilgi sistemleri” olarak tanımlanmıştır (UNESCO, 2013). Açıklamada somut olmayan kültürel mirasın sürdürülebilir kalkınmaya ektisi hakkında ise şunlar söylenmiştir:
2003 Sözleşmesi, diyalog, fikirler ve işbirliği için önemli ve devam eden bir ortam sağlar. Tüm topluluklar ve onların bilgelikleri diğer kalkınma yaklaşımlarıyla eşit düzeyde olduğu güçlendirici bir platform sunar. Sözleşmenin insan hakları ve sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı bu çerçeveye güç verir.
Somut olmayan kültürel mirası sürdürülebilir kalkınma hakkında bugün gerçekleşen tartışmalara, politikalara, programlara ve stratejilere entegre etmek acil durumdur.
    (Sürdürülebilir Kalkınmanın) her boyutu somut olmayan kültürel miras perspektifinden değerlendirilebilir – ki serginin anlattığı örnekler bunu göstermektedir. .... Aynı zamanda sergi bize dünyanın farklı yerlerinde top lulukların su gibi kıt doğal kaynakları idare etmek ve komşular arasında doğabilecek farklılıklara arabuluculuk etmek için sosyal kurumlar oluşturduğunu hatırlatmaktadır (UNESCO, 2013).
Yine Türkiye’nin desteğiyle gerçekleşen bir diğer etkinlik, SOKÜM ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisi açısından dönemi itibariyle düzenlenen en önemli toplantılardan biridir.
    “Ulusal Düzeyde Sürdürülebilir Kalkınma ve Somut Olmayan Kültürel Mirasın Korunması Üzerine Uzmanlar Toplantısı” başlıklı toplantı 2014 yılı sonunda İstanbul’da  Anılan sergiye Türkiye’nin sağladığı katkı UNESCO Türkiye Millî Komisyonu kaynaklarından sağlanmıştır.


“Doğal ve Kültürel Mirası Sürdürülebilir Kalkınmada Kullanmak – Kalkınma için Sinerji” başlıklı toplantı somut olmayan mirası sürdürülebilir kalkınma ile ilişkilendirmiştir UNESCO dışında SOKÜM ve sürdürülebilir kalkınma arasında ilişki kuran bir uluslararası organizasyonlar arasında BM Dünya Turizm Örgütü’nün (UNWTO) ve BM Dünya Telif Hakları Örgütü’nün (WIPO) çalışmaları olduğunu da burada kısaca not etmek gerekir. Bunlardan UNWTO sürdürülebilir turizm ve şehirleşme gibi konular üzerinde, WIPO ise geleneksel bilgi üzerinde SOKÜM ve sürdürülebilir kalkınma ilişkisini çalışmaktadır. 
Yukarıda anlatılan bütün çalışmalar, SOKÜM’ün sürdürülebilir kalkınma ile ilişkisinin son yıllarda kabul görmeye başladığının bir göstergesi sayılabilir. Diğer yandan tartışmaların çoğunun konun genel hatları üzerinde ve farkındalığı artıran toplantılar olduğu da söylenebilir. Bu anlamda gelecek dönemde eyleme yönelik değerlendirmeler gerekli olacak gibi görünmektedir. Nitekim UNESCO’nun iç denetiminden sorumlu birimi IOS (International Oversight Service) 2003 Sözleşmesi ile ilgili raporunda benzer bir bulguya tavsiyeleri arasında yer vermiştir. 2013 yılı Ekim ayında yayınlanan raporda genel olarak şu bulguya yer verilmiştir:
   ...Sürdürülebilir kalkınma ve somut olmayan kültürel mirası arasındaki bağlantı genelde önemli görülse de, bu bağlantının doğasını açıklamak, hem sürdürülebilir kalkınma hem de somut olmayan kültürel mirasın yaş ayabilmesi için potansiyelini tanımlamak, kalkınma sürdürülebilir olmazsa somut olmayan kültürel miras açısından ne gibi riskler taşır sorusuna cevap vermek s üzerinde çalışılması gereken konulardır (UNESCO IOS, 2013, s. 8-11).
Rapor, 2003 Sözleşmesi ve gelecek çalışmaları için toplam 24 tavsiyede bulunmuştur. Bu tavsiyelerden dördü doğrudan sürdürülebilir kalkınma ilişkisiyle alakalı
olup yukarıda yer verilen bulguya işaret etmektedir. Bu dört tavsiye şunlardır:
Tavsiye 2: politika, mevzuat, koruma planları ve sürdürülebilir kalkınma planlarına topluluk ve STK katılımının artırılmasını teşvik etmek
Tavsiye 3: Kültürle ilgili olmayan mevzuat ve politikalar ile somut olmayan kültürel miras ve sürdürülebilir kalkınmayla ilgili diğer çalışmalara somut olmayan mirasın entegre edilmesi için sürdürülebilir kalkınma uzmanları ile işbirliğini artırmak  Ayrıntılı bilgi için bakınız: http://www.unesco.org/culture/ich/index.php?meeting_id=00420
Tavsiye 5: Kültürel olmayan mevzuat ve politikalar ile somut olmayan kültürel miras ve sürdürülebilir kalkınmayla ilgili diğer çalışmalara somut olmayan mirasın entegre edilmesi için taraf devletlerin desteklenmesinde sürdürülebilir kalkınma uzmanlarıyla işbirliği yapmak Tavsiye 20: Koruma, politika ve mevzuat geliştirme, sürdürülebilir kalkınma ve somut  olmayan kültürel miras, yenilikçi ortaklıklar ve diğer konularda Sözleşme çalışmalarında yenilikçi ve ilginç bilginin enformel paylaşımını güçlendirmek (UNESCO IOS, 2013, s. 11)
IOS’nin tavsiyelerinde yer alan “kültürle ilgili olmayan” mevzuat ve politikalara somut olmayan kültürün entegre edilmesinin bir diğer boyutu, SOKÜM’ün sürdürülebilir kalkınmaya etkisine getirilen eleştirilerle ilgilidir. IOS’nin tavsiyelerinde yer bulan ifadenin somut olmayan mirasın daha iyi anlaşılmasına duyulan ihtiyaca işaret ettiği söylenebilir. SOKÜM’ün sürdürülebilir kalkınmayla ilişkili olduğu son yıllarda kabul görse de bu ilişkiye getirilen eleştiriler hâlen yaygındır. Bu anlamda SOKÜM’ün sürdürülebilir kalkınma ile çatışan yanları bulunduğu da savunulmaktadır.

Kaynak: İrem Alpaslan UNESCO TÜRKİYE MİLLÎ KOMİSYONUUNESCO Uzmanlık Tezi 2015