Deri yüzey süslemesinde ise 12 farklı teknik tespit edilmiş ve bu teknikler aşağıda  açıklanmıştır.

1. Aplikasyon tekniği

   Aplike Fransızca bir kelime olan applique’den gelmektedir. Üzerine koyma, uygulama anlamındadır (Özaslan, 2001). Bir malzemenin üzerine aynı ya da farklı özellikteki diğer bir malzemeyi kesip, yapıştırarak, dikerek v.b. şekilde ilave edilerek yapılan süsleme tekniğine aplikasyon denmektedir. Bu teknikte bir fon diğerinde ise fonun üzerine aplike süslemeyi meydana getirecek iki unsur söz konusudur. Örneğin: deri, metal, kumaş, fört v.b. gibi.

   Aplike tekniğinin yapılış biçimi göz önüne alındığında iki çeşit uygulaması vardır. Açık aplike ve kapalı aplike olarak bilinen çeşitlerinin birincisinde hazırlanan motif zemindeki malzeme üzerine yerleştirilerek oyulgama, makine dikişi, sarma v.b. dikiş tekniklerinden biriyle tutturulur, sonra motifin sınır çizgilerinden kenarları kesilir. Bu teknik makinada dikilerek de yapılmaktadır. İkincisinde ise, daha çok, az girintili büyük desenlerde tercih edilir. Hazırlanan motifin sınır çizgilerinden, uçta bırakılan pay arasındaki bölüm önce makasla çıtlatılır, sonra içeri doğru kıvrılarak gizli dikişle zemindeki malzemeye tutturulur. Kapalı aplike denen bu teknikle eğer aplike parçalarında kabartma yapmak istenirse parçaların ölçüsünde elyaf kesilir ve parçaların altına koyup kıvırıp teyellenir. Parçalar birbirine sap, zincir işi, hiristo tepeli, ilmekli iğne tekniklerinden birini kullanarak tutturulur (Barışta 1999).

    Deri yüzey süslemelerinde kullanılan bu teknik kimi zaman kabartma ve kaplama teknikleriyle birlikte kullanılmaktadır. Fonu meydana getiren malzemelerin üzerine aplike edilecek süsleme malzemesine renklendirme, kesme, oyma, yakma teknikleriyle süslerde uygulanabilmektedir. Bunların dışında deriye diğer çeşitli teknikler kullanılarak da aplikeler yapılabilmektedir. Makrome, kroşe, şiş örücülüğü ve işleme tekniklerinin pek çoğundan yararlanılarak oluşturulan aplikasyon örneklerini de görmek mümkündür.

     Eski dönemlerde daha çok eyer örtülerinde ince ve renkli derilerden oluşan desenleri keçe üzerine monte etmek suretiyle oluşturulan bu tekniğin örnekleri bu gün Topkapı Sarayı Müzesinde sergilenmektedir.

  Bunlar içerisinde kaftanlar, çizmeler (şekil 5.28.), pabuçlar, örtüler, v.b. gibi pek çok deri eşya yer almaktadır. Aplikasyon tekniği ayrıca günümüzde dekoratif ev ve giyim eşya ve aksesuarının pek çok çeşidinde kullanılmaktadır (şekil 2.29.).

Şekil 5.28. Topkapı Sarayı Müzesinde bulunan II. Selimin çizmesi, deri üzerine farklı renkte deriyle rumi motifleri aplike edilmiştir (Sözen 1992)

Şekil 5.29. Aplike tekniği ile yapılmış deri yastık (Güler 2003).

2. Kabartma tekniği

Bir biçim ya da süslemenin düz yüzey üzerindeki çıkıntısına “kabartma” denmektedir (Hançerlioğlu, 1992).

Kabartma (Rolyef) terimi İtalyanca “ relievo” sözcüğünden gelmektedir. Bir yüzeyi farklı derecelerde oyarak, bir biçimin ortaya çıkması tekniği olan kabartma da, bir figürün çıkıntıları zemine bağlı olarak oldukça belirgin bir şekilde ortaya çıkarılmışsa buna “yüksek kabartma”  eğer çıkıntılar hafif bir biçimde      belirtilmişse “alçak kabartma” denir.

Kabartma tekniği maden, taş, ahşap, deri v.b. gibi çeşitli sanat dallarında kullanılmaktadır.

Dericilik alanında özellikle ciltçilikte yoğun olarak görülen kabartma, (şekil 5.30.) cilt üzerinde oluşturulan alçak ve yüksek bölümler şeklinde belirginleşir.

Kabartma tekniği uygulanacak alana göre farklı biçimlerde yapılmaktadır. Cilt için özel hazırlanmış mukavva istenilen ölçülerde kesilir. Süslenecek yerleri oyulmuş ikinci ince mukavva diğerinin üzerine yapıştırılır. Deri, mukavva üzerine yapıştırılarak kaplanır. Oyulmuş kısımlara kalıplar basarak oluşan motifler deri üzerinde kabartma olarak ortaya çıkmış olur (Çığ 1971).

Şekil 5.30. 19 yy. Yıldız Sarayında bulunan Sultan Abdülhamitin kızı Fatma Sultan’a ait marş kitabında kabartma tekniği

 

Şekil 5.31. Kabartma (Rölyef) tekniği ile çalışılmış bir pano

 

3.Oyma ( Katı ) Tekniği

Oyma; kağıt, karton, deri, parşömen, ağaç, metal, taş ve mermer gibi maddeler üzerine çizilen bir desenin özel kesici aletlerle biçimlendirilmesidir (Asarcıklı ve Keskin 2002).

Oyma tekniği, ahşap, alçı, heykel ve taş bezeme de çok kullanılan bir tekniktir. Dericilik alanında ise deri ciltlerin en karakteristik yüzey süslemesidir. Tıraşlanarak inceltilmiş derilerin dantel gibi oyularak cilt kapağının genellikle iç yüzeyindeki değişik renkli zemine yapıştırılması suretiyle   yapılan ince, güzel fakat o oranda zahmetli bir bezeme tekniğidir (Mesara 1991).

Çoğu zaman diğer tekniklerle kullanılan oyma tekniği daha çok kabartma, kakma ve aplike tekniği ile birlikte kullanılır.

Deri ürünlerin yüzey süslemelerinde eğer yükseklik verilmek isteniyorsa oyup kesilerek hazırlanan desenin altına yerleştirilen mukavva, karton v.b. gibi gereçler konarak yapıştırılır. Bir başka teknik ise belirlenen desene göre kesilip çıkartılan parçalar aplike olarak yüzey süslemelerinde kullanılmaktadır (şekil 5.33.).

Deri ile yapılan oymalarla, ciltlerin dış ve özellikle iç kapaklarında dantelalar işlenmiştir. Rumiler, hatailer, buketler, güller, karanfiler ve çeşitli motifler, nakkaşlar tarafından stilize edilerek, büyük bir zevkle çizilmiş ve oyulmuş örnekleriyle, kitaplar ve albümlerde karşımıza çıkmaktadır (Ülker 1994) (şekil 5.32.,5.34.).

İstanbul Süleymaniye Kütüphanesi başta olmak üzere, çeşitli müze ve kütüphane kolleksiyonlarında bu süsleme sanatının çok nefis örnekleri, özellikle kıymetli eserlerin deri cilt kapaklarında  murakkalarda ve levhalarda görülebilmektedir.

Bu teknik günümüzde deri eşya ve aksesuar yapımında kullanılmaktadır(şekil 5.36.).

Şekil 5.32. Fatih Sultan Mehmet Devrine ait bazı ciltlerden oyma süsler (Mesara 1998)

 

Şekil 5.33. Deri üzerine yapılmış dişi ve erkek oyma desenleri


Şekil 5.34. Dişi oyma kalıp şeklinde sayfa (Ülker 1994)

 

4. Kakma ( Gömme) tekniği

     Düz bir yüzey üzerinde açılan ve dekorasyonu oluşturan oyuklara taş, maden, cam v.b. gibi çeşitli materyallerin sıkıştırılarak oluşturulmasına kakma (gömme) tekniği denir (Türkoğlu 1993). Deri ürünlerde kakma tekniği, oyularak çıkartılan kısımlara madeni ve değerli taşlar oturtarak yapılmaktadır. Özellikle cilçilikte oyma tekniği ile birlikte desene derinlik kazandırmak amacıyla yapılmaktadır (şekil 5.37.). Bunun haricinde oyulmuş yüzeylerin içerisine çeşitli materyaller gömülebilir (şekil 5.38.).

Maden, taş, cam, ahşap sanatlarında da kullanılan bu teknik, özellikle Selçuklular döneminde, maden sanatı tarihinde daha önce hiç bir devrede görülmediği ölçüde geliştirilmiştir (Erginsoy 1993 ).

Şekil 5.37. Topkapı Sarayı Müzesinde bulunan deriden kakma tekniği ile yapılmış bir Kuran kabı (Atasoy 1992)

 

Şekil 5.38. Kakma tekniği ile yapılmış deri kolye

5.İşleme tekniği

İpek, yün, keten, pamuk, metal v.b. iplikler kullanarak, çeşitli iğneler ve uygulama biçimleri aracılığı ile keçe, deri, dokuma v.b. malzemeler üzerine yapılan bezemelere işleme denmektedir (Barışta 1997). Deride işleme tekniği daha çok ince deriler üzerine desenin sim, sırma, ipek, iplik, inci ve boncuk işlenmesiyle oluşturulmaktadır. İşleme tekniği ile yapılmış eski deri ürün örnekleri bugün Topkapı Sarayı Müzesinde sergilenmektedir. Bunlar içerisinde, eyerler, silah aksesuarı (şekil 5.39) sırma işlemeli ayakkabı  ve terlikler, sahan kapakları, sandıklar, şamdanlar, kupalar yer almaktadır. Bu ürünlerde dival işi , sarma, kordon tuturma gibi teknikler kullanılmıştır (Sürür 1976)

16-18. yüzyıllarda Osmanlı saray ayakkabılarının yapımında çok kullanılmış bir süsleme tekniğidir. Deri, kadife, atlas üzerine gümüş veya altın sim ile kılaptan işi yapılmıştır, burada kullanılan simler madendendir ve içinde hiç bir yabancı madde yoktur. Sim ve sırmanın yanında renk renk ibrişim iplikler ve koton ipliklerde kullanılmıştır. Kılaptan işi sarma şeklinde olup, daha ziyade çizmelerde, terliklerde ve çantalarda kullanılmıştır. İşleme yapılırken inci, pul ve mercan taneciklerinin birlikte kullanıldığı bilinmektedir. Ayrıca bazen terliklerde karşılaşılan yaldızlı hasırdan bordürler ve hasır işi dokuma tekniği  işleme ile birlikte kullanılmıştır.


Şekil 5.39. Harbiye Askeri Müzesinde bulunan işlemeli kütüklük

 

6. Dikiş tekniği

Çeşitli dikiş teknikleri uygulanarak yapılan deri yüzey süslemeleridir. Bunun için değişik iplikler , sırım, sicim v.b. malzemeler kullanılmaktadır. Bunlar lastik büzgü, makina büzgü, fitil büzgü gibi büzgü çeşitleri, pili, nervür, biye v.b. gibi dikiş teknikleri ile değişik süslemeler yapılmaktadır.

Dikiş teknikleri yüzey süsleme tekniklerinin yanı sıra birleştirme tekniklerinde de kullanılmaktadır(şekil 5.41.). Bunlar arasında, teyel, kenar temizleme, baskı v.b. gibi dikiş teknikleri ile makina da dikiş gibi tekniklerle yapılan süslemeler bulunmaktadır. Ayrıca dikiş tekniği bazen çarklı zımba ile delinen boşluklar arasından iplik, sırım, sicim gibi malzemelerin farklı dikiş tekniklerinin uygulanması sonucu oluşturulur. Dikiş tekniği de diğer tekniklerle bir arada kullanılabilmektedir. Aplikasyon, işleme v.b. gibi yüzey süslemelerinde dikiş tekniğinden yararlanılmaktadır.


Şekil 5.41. Osmanlı Döneminde deriden dikiş tekniği ile yapılmış sofra altlığı (Akbayar 2002)

 

 

7.Yakma ( Dağlama ) tekniği

Elektirikli yakma aletleri ile kızgın demir uçların deri yüzeyinde meydana getirdiği şekillerden oluşur. Çeşitli boyda ve biçimde uçlarla yüzeyde istenen etki sağlanmaktadır (Seçkinöz, Komşuoğlu, İmer ve Etike 1986).

Yakarak yapılan süslemeler üç değişik şekilde yapılmaktadır. Birincisi yakma makinası ile olandır. Bu teknikte hazırlanan desen deri yüzeyine geçirilir. Desen özelliğine göre yakma makinasının kızgın ucu ile noktalar halinde çizgi oluşturararak veya daireler çizerek yakma işlemi yapılır. İkinci yöntemde kızdırılmış sivri uçlarla yakmaktır. Bıçak, biz, burun ütüsü gibi sivri ve keskin v.b. uçların ocakta ısıtılarak derinin yüzeyinde yakma ile deseninin oluşturulmasıdır. Üçüncü ve son yöntem ise alevde yakmaktır. Kesilmiş olan deri parçaları aleve tutularak, kenarlarının yakılması veya geniş yüzeylerde belirli kısımlara makinalardan alev püskürtülerek, yüzeyde yanıklar oluşturması tekniğidir.

Dağlama yöntemi de denilen bu teknik Selçuklu Türkleri ve Osmanlılarda genellikle ağaç oymacılığında kullanılmıştır (Züber 1979).

Yakarak yapılan süslemelerde istenilen desen ve renkler uygulanabilmektedir. Ayrıca yakma tekniği ile oluşturulan desen, boyandığı zaman diğer boyama tekniklerine göre çok daha kalıcı olmaktadır. Daha çok ahşap işçiliğinde kullanılan yakma tekniği deri ev ve giyim eşyasında kullanılmaktadır (şekil 5.42.).

 

Şekil 5.42. Yakma tekniği ile yapılmış deri çömlek

 

8.Baskı tekniği

    Baskı tekniği olarak adlandırılan çalışmalar baskıyı oluşturacak kalıp ve basılacak düz bir yüzeyi   (kumaş, deri, kağıt v.b.) gerektirir. İşlem; tahta, metal, taş gibi dayanıklı bir madde üzerine desenin hazırlanması ile başlar. Kalıplar yüzeyin niteliğine göre seçilir (Seçkinöz, Komşuoğlu, İmer ve Etike 1986).

   Baskı teknikleri; düz, yüksek, çukur ve şablon baskı olmak üzere dört bölüme ayrılır. Düz baskı; baskı plakası üzerinde yükseklik ve çukur bulunmadan yüzeyi hassalaştırıp boya alıcı bölümler oluşturarak yapılan baskıdır. Çinko, bakır, aliminyum ve taşın kullanıldığı bu yöntemde baskı yüzeyinde hiç bir yükseklik farkı yoktur. Bu pılakalar üzerinde yağlı kalem veya yağlı mürekkeple desen çizilir. Çalışma kuruduktan sonra üstüne sulu arap zamkı-nitrik asit karışımı sıvı sürülür ve baskı yapılacak yüzeye pres aracılığı ile geçirilir. Yüksek baskıda ise linolyum ve ağaç üstüne yüksek yerlere boya sürülerek yapılan baskıdır. Baskı dışı kalan yerlerin oyularak alaçaltılması tekniğine dayanır. Çukur baskı tekniği, metalin çukurlaştırılmış yerlerine boya doldurulmak suretiyle yapılır. Bu teknikte baskıyı yapan metalin çukur yüzeyleridir. Şablon baskı tekniğinde boya geçirgen ve geçirgen olmayan yüzeyler temel alınarak yapılır. Karton veya metal parçalar kesilerek şablon parçaları baskının ana yapısını oluşturur. Maskeleme yöntemiyle ya araları boyanır ya da parçalara boya verilerek baskı işlemi yapılır (Anonim 1989).

   Dericilik alanında klişe baskı, yaldızlı baskı, boyalı baskı ve kabartma baskı teknikleri kullanılmaktadır. Ancak en çok tercih edileni metal baskı tekniğidir. Metal kalıpların boyanarak ya da kızdırılarak basılması ile yapılan desenlemelerdir. Eskiden daha çok pabuç ve çizmelerde kullanılan baskı tekniği, genellikle küçük motifler halinde olduğunda ayakkabı dikilmeden önce hazırlanır. Sıcak baskı izleri ayakkabı ve çizmelerde çok kullanılmıştır (şekil 5.43., 5.44.). Günümüzde ise metal kalıplar kullanılmakta ve baskıda renk kullanılmamaktadır.


Şekil 5.43. Topkapı Sarayı Müzesinde bulunan Sultan IV. Murad’ın sarı sahtiyan üzerine baskı desenli mest-pabucu (Tezcan 1997)

 

Şekil 5.44.Yıldız Sarayı Müzesinde bulunan Sultan Abdülhamit’in baskı desenli eyeri

9.Boyama tekniği

    Deri yüzey süslemelerinde analin, akrelik, kumaş, deri ve çiçek boyaları kullanılmaktadır. Bunlardan analin boya en çok tecih edilen boya türüdür. Boyama genellikle açık renk derilerde uygulanmaktadır. Piyasada toz halinde satılmaktadır. Analin boya etil alkol ile eritilerek deriye uygulanması sonucu yüzeyde kalıcılık sağlar. Yine kumaş, deri ve çiçek boyaları da su ya da ispirto ile açılarak hazırlanmaktadır. Bunların dışında kullanım yerlerine göre guaj boya ile renklendirilen deri ürünleri de bulunmaktadır. Ayrıca hazır sprey boyalarla püskürtme yöntemi ile renklendirme elde edilebilmektedir.

   Boyama tekniğinde kullanılan ve geleneksel sanatlarımızdan biri olan ebru sanatı ve batik çalışmaları da başlı başına bir sanat ve tekniktir. Özelikle batik uygulanacak deri çalışmalarıda ince ve kolay şekil alabilen davul derisi tercih edilmektedir. Boyama tekniği ile deri eşya ve aksesuar yapılmaktadır (şekil 5.45., 5.46.).

Şekil 5.45. Boyama tekniği ile yapılmış deri kaplı dolap

Şekil 5.46. Boyama tekniği ile yapılmış deri tablo

 

10. Keserek İşleme ve linol işleme tekniği

    Keserek işleme tekniği deri yüzeyindeki desen oluşturmada grift kısımların kesilerek belirginleştirilmesidir. Hazırlanan desen deriye çizilir ve çizilen desenin üzerinden kesim bıçağı ile hafifçe kesilir. Linol işlemede ise yüzey önce nemlendirilir daha sonra kullanılacak desenin özelliğine göre farklı uçları bulunan linol bıçağı ile kazımak suretiyle oluşturulur. Bu teknik genellikle düz hatlar elde etmek ve konturlamak için kullanılır. Keserek işlemeden farklı olarak yüzeyde daha geniş hatlar meydana getirmesidir.

     Bu teknikle çeşitli tablolar, çanta, kemer, takı v.b. deri ev ve giyim aksesuarı yapımında kullanılır

 

​​​​​​​​​​​​​​11. Islatarak şekil verme tekniği

     Su içinde ıslatılan derinin elde istenilen forma sokulması ile oluşturulan tekniktir. Mask ve rölyef çalışmaları bu teknikle yapılmaktadır. Bugün mask çalışmaları ile çanta, sigaralık, saat, kemer vb. gibi ürünler yapılmaktadır. İnsan figürü ve yüzü dışında soyut düzenlemelerle oluşturulan çeşitli kompozisyonlar pano, çerçeve, ayna gibi değişik ürünlerde bu teknikle yapılmaktadır.   Deri son yıllarda plastik sanatlarda özellikle heykel alanında çok tercih edilen bir malzeme olmuştur. Bunun nedeni ise derinin kolay şekil alabilmesi, dayanaklılığı gibi özelliklerinden kaynaklanmaktadır.

 

 

KAYNAK: GEÇMİŞTE VE GÜNÜMÜZDE EL SANATLARI ÇERÇEVESİNDE ÜRETİLEN DERİ ÜRÜNLERİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA

Melda ÖZDEMİR   ANKARA 2004